|
Kuru Göz Nedir?
Gözleriniz, göz yüzeyini korumak için, kesintisiz bir gözyaşı tabakasına gereksinim duyar. Buna "gözyaşı filmi" denir. Göz Kuruluğunda, gözyaşı üreten bezlerin sağlıklı çalışmasında oluşan bozukluklar, ürettiğiniz gözyaşının miktarında ve niteliğinde değişikliklerin meydana gelmesiyle sonuçlanabilir. Bu durum, gözünüzün yüzeyinde artık yeterli beslenme ya da korunma sağlayamayan bir gözyaşı filmiyle sonuçlanır. Bu, gözün yüzeyinin hasar görmesine yol açabilir ve dolayısıyla, göz kuruluğu semptomlarına neden olabilir. Gözyaşı iki farklı şekilde üretilir. Bunlardan ilki, göz yüzeyinin nemli kalmasını sağlamak amacıyla, az miktarda ancak sürekli üretilip salgılanması şeklindedir. Bir diğeri de duygusal durumlarda ve gözde herhangi bir rahatsızlığa tepki olarak fazla miktarda gözyaşı üretimidir. Doğal, sağlıklı gözyaşı üretimi azaldığı zaman gözün ön kısmının, özellikle de kornea olarak bilinen saydam tabakanın ciddi şekilde tahriş olmasına yol açabilir, çünkü kornea kendi sağlığı için sağlıklı gözyaşı filminin varlığına ihtiyaç duyar. Doğal gözyaşı filmi, kornea üstünde sağlıklı bir göz yüzeyi yaratmasına ve gözün tamamını kayganlaştırmasına ek olarak, infeksiyonla savaşma işlevi görür, beslenme sağlar ve net görüş için hayati öneme sahiptir. Uzun süreli gözyaşı üretimi azaldığı zaman, gözün ön kısmında kalıcı hasar ve skar (yara izi) oluşumu ihtimali ortaya çıkar. Ciddi bir göz kuruluğu durumunun zaman içinde tedavi edilmediği vakalarda, infeksiyon riskinde artış ve görmede ciddi bozulma meydana gelir.
Kuru Göz nedenleri nelerdir?
Gözyaşı salgısı, erkek ve kadınlarda, ilerleyen yaşla birlikte azalır. Ancak, kuru göz, özellikle menapoz sonrası kadınlarda sık görülür. Bunun dışında, idrar söktürücü, tansiyon düşürücü, anti-allerjik, anti-depresan ilaçlar, uyku ilaçları ve alkol göz kuruluğuna neden olabilir. Ciddi kuru göz, ağız kuruluğu ile bir likte giden Sjögren Sendromu ile birlikte olabilir. Bu durumda, hastalarda, sıklıkla eklem romatizması olmak üzere, tüm vücut sistemlerini tutan bir bağışıklık sistemi bozukluğu veya bağ dokusu hastalığı mevcuttur. Sjögren sendromu, genellikle 50 yaş civarında kadınlarda görülür. Yukarıdakilerin dışında kimyasal yanıklar, cerrahiler ve başka birtakım hastalıklarda da kuru göz görülebilir.
Kuru Göz’ün belirtileri nelerdir?
Göz kuruluğu hastalığı hafif, aralıklı yada erken evrede ise, tanısı zordur; erken evrede hastada hafif yanma, batma, kızarıklık, gözde ağırlık hissi, karıncalanma, gözde yabancı cisim hissi gibi şikayetler olur. Bu şikayetler kişiden kişiye değişebilmektedir. Kaşınma, tahriş, ışığa duyarlılık, bulanık görme, hatta aşırı gözyaşı üretimi, sulanmaktalar için koruyucu madde içermeyen, tek kullanımlık yapay gözyaşı preparatları da bulunmaktadır. Bu tek kullanımlık damla ve jeller, hastalar tarafından, gün boyu, arzu edildikleri sıklıkta kullanılabilmektedirler.
Kuru gözde diğer bir yaklaşım, mevcut gözyaşının korunmasıdır. Gözlük kenarları kapatılabilir veya yüzücü gözlükleri kullanılabilir. Kuru göz hastaları özellikle geceleri uyudukları odanın nemlendirici cihazlarla nemlendirilmesinden de fayda görürler. Yine mevcut gözyaşını korumak amacıyla, gözyaşını gözden uzaklaştıran küçük kanalcıklar, göz doktoru tarafından, basit bir işlemle, geçici veya kalıcı olarak kapatılabilir.
Yukarıdakilerin dışında gözyaşı yapımını arttıran birtakım ilaçlar da mevcuttur. Ancak, aynı zamanda salya yapımını da arttıran ve terleme, bulantı, kalp çarpıntısı gibi yan etkileri olabilen bu ilaçlar ancak doktor denetimi altında kullanılabilirler. Esasen bir immün düzenleyici ilaç olan Siklosporin, son zamanlarda kuru göz tedavisinde uygulanan en yeni ilaçlardan biridir. Suspansiyon formunda göze damlatılabilen bu ilacın, gözyaşı bezinin inflamasyonunu azaltarak gözyaşı yapımını artırdığı bildirilmektedir.
|