Doç. Dr. Mehmet Rafet YIGITBASI anlatimiyla,
Meme kanseri, daha çok 40 yasindan sonra görülmeye baslayan, ilerleyen yasla birlikte görülme sikligi artan kadinlarin en çok rastlanan kanseridir. Nadiren 40 yasindan genç kadinlarda da görülmesi mümkündür ve bu olgular daha ciddi seyredebilmektedir. Memede ele gelen bir kitle( tümör ), meme cildinde gamze benzeri çekintiler, meme basinin içeri çekilmesi (retraksiyon), meme cildinde portakal kabugu görünümü ve meme ucunda egzema benzeri degisiklikler (Paget hastaligi), emzirme öyküsü olmaksizin memede iltihap bulgulari, meme basindan kanli akinti, koltukaltinda kitleler (lenf bezi büyümeleri) gibi belirti ve bulgular kanser habercisi olabilir.
25 yasindan itibaren her kadin ayda 1 kez dogru bir teknikle kendi kendini muayene etmelidir. Meme kanseri taramasi, 40-50 yas arasindaki kadinlarda 2, 50 yasini geçmis kadinlarda ise yilda 1 kez cerrah muayenesi ve mamografi tetkiki ile yapilmaktadir. Gerektiginde meme ultrasonu da eklenebilir.
Memede kitle yakinmasi olan 35 yasin altindaki kadinlarda ilk basvurulacak inceleme meme ultrasonu (US)’dur. Daha yasli kadinlarda ise Mamografi ve meme ultrasonu bir arada yapilmalidir. Kitlenin basit kistik karakterde oldugunun tespit edilmesi kanser riskini çogu zaman ortadan kaldirir. Ancak iç yapisi memeden farkli bir dokudan olusmus (solid) kitleler, özellikle mamografide düzensiz sinirlara sahip ve mikrokalsifikasyon içerenler kanser yönünden yüksek risk tasimaktadirlar. Bu durumda ince igne veya kalin igne (Tru-cut, core) biopsi tekniklerinden birine bas vurularak patolojik tani netlestirilmelidir.
Meme kanserinin temel tedavisi cerrahidir. Kanserli memenin tümüyle alinmasi ve koltukalti lenf nodüllerinin temizlenmesi (modifiye radikal mastektomi) seklindeki ameliyat klasik bir yaklasimdir. Ancak uygun olgularda, hasta ve cerrahin ortak karari ile, meme koruyucu ameliyatlar (lumpectomy, kadrantektomi) uygulanmak suretiyle de kanser tedavisinde basarili sonuçlar alinabilmektedir. Koltukalti lenf nodüllerinin temizlenmesi isleminin sakincalarindan hastayi koruyabilmek için nöbetçi (sentinel) lenf nodülünün tesbitini hedefleyen yeni cerrahi teknikler uygulamaya girmistir. Kanser hastaliginin evresine ve hastanin durumuna göre, cerrahi öncesi veya sonrasinda, kemoterapi ve radyoterapi gibi yardimci tedavi yöntemlerine de basvurmak gerekebilmektedir.
Deneyimli cerrahlarca ve multidisipliner bir yaklasimla tedavi edildigi takdirde, meme kanseri artik korkulan bir hastalik olmaktan çikmistir. Uygun tedavi görmüs erken evreli meme kanserlerinde 10 yil ve üzeri yasam beklentisi %80 düzeyindedir.
Doç Dr. Mehmet Rafet YIGITBASI